islamklavuzu.com Cübbeli Ahmet Hoca “Allâh-u Teâlâ Acıdığı için Kullarına Belâları Verir”

“Allâh-u Teâlâ Acıdığı için Kullarına Belâları Verir”

“Allâh-u Teâlâ Acıdığı için Kullarına Belâları Verir” post thumbnail image

“Allâh-u Teâlâ, Kullarına Belâları Acıdığı İçin Verir” Hükmünü İzâh Eden Üç Hikmetli Kıssa

Belâlar hayatımızın kaçınılmaz bir gerçeğidir. Kimi zaman sağlık sorunları, kimi zaman maddi sıkıntılar ya da sevdiklerimizin kaybı şeklinde karşımıza çıkarlar. İnsanlar olarak bu belâlardan nasıl etkileneceğimize ve onlarla nasıl başa çıkacağımıza dair türlü düşüncelerde bulunuruz. Ancak İslam inancına göre, bütün bu belâlar, Rabbimizin bize acıdığı için verildiği düşünülmektedir. Peki, Allâh-u Teâlâ’nın bu hikmeti nasıl açıklanabilir? İşte, bu makalede bu sorunun yanıtını verecek üç farklı hikmetli kıssa ele alınacaktır.

Birinci hikâye, Hz. İbrahim’in Nemrut ile olan mücadelesini konu almaktadır. Nemrut, İbrahim’in ilahî bir dinin peygamberi olduğunu inkâr etmiş ve onun putperestlikle suçlamıştır. İbrahim, Nemrut’un sözlerine karşı koymak için Rabbimizin kendisine verdiği olağanüstü yetenekleri kullanmıştır. Ancak Nemrut, savunduğu putperestlik inancına sıkı sıkıya bağlı olarak onu yakmaya karar vermiştir. Bu olay, İbrahim’in imanının sınırlarını zorlamış ve Allâh-u Teâlâ’nın inanan kullarına nasıl yardım ettiğini açıkça göstererek bizlere örnek olmuştur.

İkinci kıssa, Hz. Yûnus’un balığın karnında geçirdiği günleri anlatmaktadır. Yûnus, Rabbimizin görevlendirdiği bir peygamberdir. Ancak insanlar tarafından kabul edilmeyişi ve imanlarını terk etmeleri karşısında umutsuzluğa kapılmıştır. Bunun üzerine gemiden atılarak denize düşen Yûnus, büyük bir balığın karnına düşmüş ve üç gün boyunca orada kalmıştır. Yûnus, bu zorlu süreçte Allâh-u Teâlâ’ya yalvararak tövbe etmiş ve tekrar bir şans vermesini dilemiştir. Bu olay, Yûnus’un deneyimlerinin ona yaşama sevincini geri kazandırması ve Rabbimizin affedici ve merhametli olduğunu hatırlatması açısından önemlidir.

Son kıssa ise Hz. Eyyûb’un sabrının hikâyesidir. Eyyûb, maddi ve manevi açıdan büyük bir sıkıntı yaşamış ve her şeyini kaybetmiştir. Hastalıklarla boğuşsa ve en yakınları ona ihanet etse de Eyyûb, imanının gücüyle ayakta kalmış ve Rabbimizin kendisine sabır, şükür ve sabırlı olmanın önemini öğrettiğini görmüştür.

Bu üç kıssada da açıkça görüleceği gibi, belâlar Rabbimizin kullarına olan merhameti ve onları sınayarak daha güçlü kılmak amacıyla verildiği düşünülmektedir. İbrahim’in ateşi, Yûnus’un balığı ve Eyyûb’un hastalığı gibi zorlu deneyimler, onların imanını test etmiş ve daha da güçlenmelerine yardımcı olmuştur. Bu hikmetlere dayanarak, Allâh-u Teâlâ’nın belâları kullarına acıdığı ve onları daha iyi bir insan olmaları yönünde yönlendirdiği sonucuna varabiliriz.

Sonuç olarak, belâlar ne kadar zorlu olsa da, İslam inancına göre Rabbimiz bize acıdığı için vermektedir. Hz. İbrahim, Hz. Yûnus ve Hz. Eyyûb’un hikâyeleri bize bu gerçeği hatırlatmaktadır. Hayatımızın her aşamasında karşılaştığımız belâlar, Rabbimizin bizi sınayıp daha güçlü olmamız için verdiği fırsatlardır. Dolayısıyla, hayatımızdaki zorluk ve sıkıntıları Rabbimizin bize lütfettiği bir nimet olarak görmeli ve bu süreçlerde sabırlı ve şükredici olmalıyız.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Related Post